30 Ekim 2020 Cuma

Çevikel: İhracata destek artarak devam etmeli"

Sanayi strateji belgesinde OSB'ler yok

OSBDER Başkanı Tuncay, beklentilerinin karşılanmadığını söyledi.

08 Nisan 2012 Pazar 22:54
Sanayi strateji belgesinde OSB'ler yok
Organize Sanayi Bölgeleri Derneği Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, “Sanayi Strateji Belgesi”nde organize sanayi bölgelerine yönelik “organize sanayi bölgeleri yatırım cazibe merkezi olacak” şeklinde bir stratejik hedef ve bu hedefin gerçekleşmesini sağlayacak eylemlerin olmasını beklediklerini ancak bu beklentiyi tam karşılayamadıklarını söyledi.
 
Tuncay, hükümetin açıkladığı “Sanayi Strateji Belgesi”ni değerlendirdi. Devletin sanayi politikalarının belirlenmesi bakımından “Sanayi Strateji Belgesi”nin hazırlanması ve kabul edilmesinin önemli bir adım olduğunu ifade eden Tuncay, “Esas olan bu Belgenin uygulanmasında, siyasi ve bürokratik iradenin sürekliliğinin sağlanmasıdır. Türkiye’de hazırlanmış çok sayıda stratejik plan, rapor ve kalkınma planları kağıt üzerinde kalmıştır. Kuşkusuz bu belgenin uygulanmasında iş dünyasına büyük görevler düşmektedir. Sanayi sektörü temsilcileri, Devletin “Sanayi Strateji Belgesi” uygulamasının takipçisi olmalı, güncellenmesini ve icrasını sağlamalıdır” dedi.
 
Böyle bir çalışmayı sevindirici bulan, ancak sadece sanayiyi kapsayan bir strateji ile ekonomide istenilen hedeflere ulaşılamayacağını ifade eden Tuncay, Sanayi stratejisinin, uzun vadeli Kalkınma Stratejisi içinde yer alması gereğine işaret etti.
 
Önce sanayi envanteri

Türkiye Sanayi Strateji Belgesi’nin (2011-2014) amacının “Türk sanayinin rekabet edebilirliğinin ve verimliliğinin yükseltilmesi, ihracata dönük yüksek katma değerli ve ileri teknolojiye dayalı üretimin gerçekleştirilmesi” olarak belirlendiğini ve hedeflere ulaşmak için 72 eylemin gerçekleştirileceğinin öngörüldüğünü belirten Tuncay, sanayi ile ilgili temel sorulara cevap verecek bir sanayi envanterinin olması gerektiğini vurguladı.
 

“Sanayi Strateji Belgesi”nde organize sanayi bölgelerine yönelik “Organize sanayi bölgeleri yatırım cazibe merkezi olacak” şeklinde bir stratejik hedef ve bu hedefin gerçekleşmesini sağlayacak eylemler olmasını beklediklerini ancak bu beklentiyi karşılayacak eylem planını göremediklerini anlatan Tuncay’ın, konuya ilişkin özet değerlendirmeleri şöyle:
OSB’leri doğrudan ilgilendiren hiçbir eylem bulunmamaktadır. Stratejik planda, OSB’ler işbirliği yapılacak kuruluşlar olarak görülüyor. OSB’lerin, stratejik sanayi yapılanması alanları olarak belirlenmesi, Sanayi Strateji’nin vizyonu ve genel amacına uygundur. Eğer OSB’ler yatırım cazibe merkezi haline getirilirse, sanayinin önündeki engeller kaldırılırsa hedeflenen ihracat gerçekleşebilir ve Avrasya denilen dev coğrafyada ticari pay alınabilir.
 
AR-GE payı hedefin altında

Artık, imalat sanayi alanında faaliyet gösteren bir işletmenin rekabet gücünün ana belirleyicisi, sadece imalat yetkinliği değil; teknoloji, inovasyon, tasarım, pazarlama, lojistik, dağıtım gibi pek çok hizmet alanındaki performansına bağlı hale gelmiştir. Ülkemiz GSMH içindeki AR-GE payı % 0.85 ulaşmıştır. Ancak, bu miktar, 2000 yılı AB Lizbon toplantısında, 2012 yılında Türkiye için öngörülen % 2 hedefinin çok altında kalmaktadır.
 
Belgede düşük teknolojili sektörlerin yüksek katma değerli ürünlere geçirilmesi; orta ve yüksek teknolojili sektörlerin üretim ve ihracattaki paylarının artırılması hedefi de var. Ancak, bu hedefleri gerçekleştirmeye yönelik eylemler genellikle teknoloji üretiminden uzak görünmektedir Bu noktada temel stratejik hedeflerden biri “GSMH içindeki Ar-Ge payının yüzde 2’nin üzerine çıkarılacağı olmalıydı. Özellikle, özelleştirmelerden sağlanan gelirin belli bir kısmı doğrudan Ar-Ge ve inovasyon için ayrılabilir.
 
İthalatı düşürmek hedef olmalıydı

Türkiye’nin 2000 yılında ihraç ettiği üründe, ithal girdi payı yüzde 58 iken, 2008 yılında bu rakamın yüzde 64’e çıkmıştır. Hammadde ve malzemede ithalatın payı örneğin elektronikte yüzde 83’e, ana metal ve işlenmiş metalde yüzde 80’e çıkmıştır. Bu ne demek? Her yüz liralık ihracatın 36 lirası, Ülkemizde katma değer olarak yaratılmaktadır. Gerçek ihracat her yüz lirada 36 liradır. Kriz döneminde ihracat içindeki ithalat bileşeninin payı daha da artmıştır. Sanayi Strateji Belgesi’nde buna ilişkin bir hedef yoktur. Türkiye’nin ihracatı, ara mal ithalatına bağımlıdır. Bu bağımlılığının azaltılmasına yönelik politika tedbirlerinin biran önce uygulanması kaçınılmazdır. Bu nedenle “Sanayi Strateji Belgesi”ndeki, temel hedeflerden birisi, “Sanayi üretiminde iç tedarik bileşenlerinin miktarını artırmak” olmalıydı.
 
Bu hedefin gerçekleştirilmesi için, “üretimde ve yatırımda, ihtiyaç duyulan yatırım ve ara malı (yerli girdi) iç tedarik yoluyla sağlayan sanayi işletmelerine, bu mallar için KDV sıfır olarak uygulanabilir. Yine bu amaca uygun bir başka eylem “sanayi tesislerine verilen elektrik enerjisi ve doğal gaz tarife bileşeni içinde bulunan; TRT payı, Enerji Fonu, Belediye Tüketim Vergisi vb. vergi ve mali yükümlülüklerin kaldırılması” dır.
 
Bu eylemler çoğaltılabilir, önemli olan, Strateji Belgesinin milli bir sanayinin yaratılmasına yönelik stratejik amaçları ve eylemleri içermiş olması ve uygulanmasıdır.
 
    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
Yeni teşvik paketi beklentilerinizi karşıladı mı ?

EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV